Geleneksel Döşemeciler Antika Mobilyaları Yine Döşemede Yapışkanlı Zımba Kullanmalı mı?

admin

Administrator
Yönetici
5 Nis 2020
29
0
1
Antika döşemelerin yine döşenmesinde geleneksel döşemecilerin zımba yahut zımba kullanımı gerekip gerekmediği sorusu sık sık ve çoğunlukla şiddetle tartışılmaktadır. Peki bu argümanın iki yüzü nelerdir?


Tamamen Tack Kampında olanlar, bütün döşemelerin mobilya parçasının zamanı için otantik ve doğru olması icap ettiğini savunuyorlar. Zımbaların çağdaş bir icat bulunduğunu ve eski mobilya parçalarında kullanılmaması icap ettiğini savunurlar, şu sebeple değişik dönemlerin üzgün bir karışımı ile sonuçlanır. Bazıları zımba kullanmanın mobilyaları mahvedeceğini bile iddia ediyor. Onlara nazaran zımba telleri en iyi düşünülemez, en fena ihtimalle nerede ise mukaddes sayılır.


Zımba Kampında bulunan döşemeciler, zımba kullanmanın en kabul edilen sebeplerinden birinin, zımbalar çerçevelere oldukça daha azca zarar verdiği için mobilyaların ahşap çerçevelerini korumak bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor. Şüphesiz, çiviler ahşapta zımbadan oldukça daha büyük bir delik oluşturur. Zımbalar iki ufak delik açar. Ustalaşmış zımbalar ek olarak bir zımbanın yerleştirilmesinin mobilyalara bir kere vurulduğunu ve zımbanın evde bulunduğunu ve bir çakışın eve vurmak için birkaç çekiç vuruşu gerektirdiğini iddia ediyor. Duyarlı mobilya parçaları için daha azca isabet daha iyidir. Ek olarak zımba tabancası, zımba ateşlenmeden ilkin yerine yerleştirildiği için, gösteri ağacına zarar gelmediği iddia edilmektedir.


Bu argümanın her iki tarafının da bir kıymeti bulunduğunu ve ülkü durumun hem çivilerin bununla beraber zımbaların sevinçli bir karışımı bulunduğunu düşünüyorum. İşimde ikisini de kullanıyorum; daima aynı mobilya parçası üstünde olmasa da.


Zımba aslına bakarsak o denli çağdaş değil. Zımbalayıcı için ilk patent, 7 Ağustos 1866'da Novelty Paper Fastner isminde bir aygıt için verildi. Bu aygıt tek bir zımbanın yüklenmesine izin verdi ve esas olarak kağıtları yahut kitapları bağlamak için kullanıldı, sadece halı, mobilya ve kutular üstünde de kullanıldı. Hem de, zımbaların en eski kaydı 18. yüzyılda Fransa'dan. Fransa Kralı XIV.Louis'in kullanması için geliştirildi ve her zımba ismini taşıdı!


Zımba aslına bakarsak döşemede kullanılmak suretiyle hususi olarak yaratılmamıştır, sadece döşemelik ticareti 'ödünç alma' geleneğine haizdir. öteki mesleklerden malzemeler. Mesela Calico, döşemede sıkça kullanılan ağartılmış bir bezdir. Başlarda bu, Şark Hindistan Tecim Firması tarafınca Hindistan'ın Calicut'tan İngiltere'ye kıyafet ticaretinde kullanılmak suretiyle getirilen bir kumaştı. Oldukca süratli bir halde döşemeciler bu kumaşın ticaretine yararını gördüler ve Calico döşemenin temel bir parçası oldu.


Ergonomik anlamda, uzun burunlu bir zımba tabancası, bir zımba ve çekiçin işe yaramayacağı oldukça sıkı bir alana başarıyla zımba yerleştirecektir. Kısa sürede benden, tırabzanı o denli fena durumda olan bir Victoria sandalyesini yine döşemem istendi, tek yanıt zımba kullanmak yahut tacking rayını yine inşa etmekti.


Zımbaların bir dezavantajı, bir mobilya parçasını çıkarırken çıkarılacak bir sorun olma eğilimindedir. Çoğu zaman mobilyada ufak bir zımba parçası bırakarak yapışırlar. Bu da düz bir halde dövülebilir ve bu da fena bir etkiye niçin olmaz. Zımbalar çoğu zaman bir zımba sökücü ve bir pense ile elle çıkarılabilir. Eski çivileri çıkarmak için bir keski keski ve tokmak kullanılırken olduğu benzer biçimde vurma olmadığı için bu çerçeve için faydalıdır. Zımbaların yerleştirilmesine dikkat ediyorsanız, gösteri ağacına zarar vermeden bu tarz şeyleri çıkarmak mümkündür.


Döşeme ticaretinde meselelerin hala oldukça kıymetli bir yeri var. Ben oldukça eski ve / yahut mühim mobilya parçaları üstünde çiviler kullanmak doğru bulunduğunu düşünüyorum.


Ticari açıdan bakıldığında, zımbalar büyük seviyede bir döşemecinin işini hızlandırıyor ve günün sonucunda bir iş yürütüyoruz. Şayet bir seçim yapmak isteseydi, doldurma yahut dokuma standardını azaltmak yerine zımba kullanmayı yeğlerim.


Dikkate katılması ihtiyaç duyulan son bir nokta, herhangi bir mobilya parçasını yine döşerken, 21. yüzyılda işin yapıldığı gerçeğini saklamaya çalışmamamızdır. Bütün bunlardan sonrasında, mobilya yaşamının başka bir aşamasıdır ve zaman içinde da tarihinin bir parçası olacaktır.